leğen ~ لكن
Lugat-ı Cudi - leğen ~ لكن maddesi. Sayfa: 791 - Sira: 14

Lugat-ı Cudi, İbrâhim Cûdî Efendi Sözlüğü; leğen maddesi. osmanlıcada leğen ne demek, leğen anlamı manası, leğen osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte leğen hakkında bilgi. Arapça leğen ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada leğen anlamı
Lugat-ı Cudi - لكن leğen ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
leğen ~ لكن güncel sözlüklerde anlamı:
leken ::: (a. i. c. elkân) : leğen.
lâkin ::: (a. e.) : ama, fakat, ancak, şu kadar var ki. [Arapça'da bu "lâkin" den başka bir de "lâkinne" şekli vardır]
Leğen :::
- Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten yayvan kap
Örnek: Adam, önündeki leğene eğilmiş, bardak yıkıyordu. N. Cumalı - Bütün üstün yapılı omurgalılarda, gövdenin arka veya alt ucunda bulunan, bir yandan omurganın bel bölümüyle, öte yandan bacaklarla eklemlenen kemik çatı, havsala.
- 1. Üreterin böbrek ile birleştiği yerde genişleyen bölgesi. 2. Kuyruk sokumu kemiği ile kalça kemiği arasında kalan boşluk. Pelvis.T. : havsala
lâkin ::: ama , fakat , ancak
lâkin ::: ancak
lâkin ::: ne var ki
leken ::: (a. i. c. elkân) leğen.
lâkin ::: (a. e.) ama, fakat, ancak, şu kadar var ki. [Arapça'da bu
leğen ::: havsala